Sistem Yaklaşımı Nedir?
Sistem Yaklaşımı Nedir? Organizasyonları ve diğer sosyal yapıları anlamak için kullanılan temel bir teorik çerçevedir. Bu yaklaşım, Organizasyonları çevreleriyle sürekli etkileşim halinde olan karmaşık bütünler olarak ele alır.
Sistem Yaklaşımının Temel Özellikleri
İşte Sistem Yaklaşımı’nın temel özellikleri ve kavramları:
- Organizasyon Bir Sistemdir: Sistem yaklaşımına göre Organizasyon, belirli amaçlara ulaşmak için bir araya gelmiş, birbirleriyle karşılıklı etkileşim içinde olan parçalardan (alt sistemlerden) oluşan bir bütündür. Bu parçalar birbirine bağımlıdır ve birindeki değişiklik diğerlerini de etkileyebilir.
- Açık Sistemler: Sistem yaklaşımının Organizasyon teorisine getirdiği en önemli kavramlardan biri çevredir. Bu bağlamda Organizasyonlar, çevreleriyle sürekli olarak girdi alışverişinde bulunan “açık sistemler” olarak tanımlanır. Açık sistemler, hayatta kalmak için çevrelerinden enerji (hammadde, insan gücü, bilgi vb.) alırlar.
- Kapalı Sistemler: Açık sistemlerin aksine, kapalı sistemler çevreleriyle etkileşimde bulunmayan, kendi kendine yeten sistemlerdir. Ancak sosyal Organizasyonların doğası gereği genellikle açık sistemler olduğu kabul edilir.
- Girdi-İşleme-Çıktı: Açık sistemler modeli, Organizasyonların işleyişini temel bir döngü olarak açıklar:
- Girdiler: Organizasyonun çevresinden aldığı kaynaklardır (insan, materyal, bilgi, enerji, finansman vb.).
- İşleme (Dönüşüm): Organizasyonun girdileri kullanarak yeni ürünler, hizmetler veya bilgiler oluşturduğu süreçtir.
- Çıktılar: İşleme sonucunda ortaya çıkan ve çevreye sunulan ürünler, hizmetler, fikirler, bilgiler vb.’dir.
- Geri Bildirim (Dönüt): Sistemlerin çevrelerinden ve kendi iç işleyişlerinden elde ettikleri bilgilerdir. Geri bildirim, sistemlerin kendilerini düzeltmelerine, uyum sağlamalarına ve etkinliklerini artırmalarına yardımcı olan önemli bir mekanizmadır. Negatif geri bildirim istikrarı sağlarken, pozitif geri bildirim değişimi teşvik edebilir.
- Sistem Özellikleri: Katz ve Kahn (1977), açık sistemlerin ortak özelliklerini şöyle sıralamışlardır:
- Enerji Alma: Çevreden kaynak edinme.
- Enerji İşleme: Alınan enerjiyi dönüştürme.
- Çıktı: Dönüştürülen enerjiyi çevreye sunma.
- Olaylar Döngüsü Olarak Sistem: Enerji alışverişinin döngüsel olması.
- Negatif Entropi: Sistemin kullanabileceğinden fazla enerji toplayarak daha uzun ömürlü olması.
- İstikrar: Değişime tepki gösterme veya büyüme yoluyla önlem alma.
- Farklılaşma: İş bölümü ve uzmanlaşma ile karmaşıklaşmaya yönelme.
- Eşsonuçluluk: Farklı başlangıç noktalarından ve yollardan aynı sonuca ulaşabilme.
- Alt Sistemler: Organizasyonlar genellikle temel işlevleri yerine getiren çeşitli alt sistemlerden oluşur. Katz ve Kahn altı temel alt sistem tanımlamıştır: üretim, destekleyici, varlık koruma, uyumlayıcı ve yönetsel alt sistemler. Yönetsel alt sistemin temel işlevlerinden biri alt sistemlerin eşgüdümlenmesi ve denetimidir.
- İletişimin Önemi: Sistem yaklaşımı iletişimi Organizasyonun özü olarak görür ve sadece Organizasyon içi değil, Organizasyon-çevre ilişkileri açısından da önemini vurgular. Bilgi alışverişi, Organizasyonel denetim ve karar verme için kritik öneme sahiptir.
- Çevreye Uyum: Açık sistemler, varlıklarını sürdürebilmek için çevrelerindeki değişimlere uyum sağlamak zorundadırlar. Bu uyum mekanizmaları karar, kontrol ve besleme alt sistemlerini içerir.
- Sistem Sınırları: Sistem ile çevresi arasındaki etkileşimi belirleyen sınırlardır. Bu sınırlar, hangi girdilerin kabul edileceğini ve kimlerin sisteme dahil olacağını belirler.
- Sistem Perspektifi: Hem Organizasyonun dış çevrenin beklentilerine duyarlılığını (dış perspektif) hem de Organizasyon içindeki farklı alt sistemlerin ihtiyaçlarını anlamayı (iç perspektif) içerir.
Sistem yaklaşımı, modern Organizasyon teorisinin temel taşlarından biridir. Klasik ve neo-klasik yaklaşımların eksikliklerini gidermeye çalışarak, Organizasyonları daha bütüncül ve çevreleriyle etkileşim içinde anlamayı hedefler. Önceki konuşmamızda belirttiğimiz gibi, modern Organizasyon teorisi sistem ve durumsallık (koşul bağımlılık) yaklaşımlarını içerir. Durumsallık yaklaşımı, Organizasyon yapısının ve yönetiminin, Organizasyonun içinde bulunduğu durum ve koşullara bağlı olduğunu vurgularken, sistem yaklaşımı bu durumları ve koşulları sistemin bir parçası ve çevresiyle olan ilişkisi içinde ele alır.
Sistem yaklaşımı, eğitim yönetimi gibi farklı alanlara da uygulanmıştır, okullar da çevrelerinden girdi alan, bunları işleyen ve çevreye çıktı veren açık sosyal sistemler olarak incelenir.
Ancak sistem yaklaşımı bazı eleştirilere de maruz kalmıştır. Örneğin, Organizasyonun ihtiyaç duyduğu işbirliğinin ne zaman ve nasıl sağlanacağı veya Organizasyon yapısı ile çevresi arasındaki çatışmalara ilişkin yeterli bilgi vermediği belirtilmiştir. Yine de karmaşıklık teorisi gibi sonraki teoriler, sistem yaklaşımının bütüncül bakış açısına önemli ölçüde borçludur.

